Yeni Eğitim-Öğretim yılının öğretmenlerimize ve onların yetiştirmekte oldukları neslimize, velilerimize hayırlı olmasını temenni ederim. Ankara’da menfur bir saldırı sonucu hayatını kaybeden Eğitimci kardeşlerimize vatandaşlarımıza Yüce Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar dilerim. Ülkemizin birliğine, barışa ve kardeşliği her ne sebeple olursa olsun vurulan bu darbeyi şiddetle kınıyorum.

 

                Özelde Milli Eğitim camiası genelde ise ülkemiz 2015-2016 Eğitim-Öğretim yılına maalesef büyük sıkıntılarla girmiştir. Mevcut kurumlarımızın fiziki ve teknolojik temel problemleri varken, bir de hepimizi derinden etkileyen terör olaylarının tırmanmış olması o coğrafyalarda görev yapmakta olan öğretmenlerimizin şartlarını daha da ağırlaştırmıştır. Kıymetli Öğretmenlerimiz yaşamından endişe duyarak kutsal görevlerini icra etmeye çalışmaktayken yetkililerimiz bu konu ile ne kadar ilgilenmekteler bu durumu takdirlerinize bırakıyorum. Gelelim hali hazırda eğitim durumumuz bu iken bakanlığımızın uygulamalarında ki bence sıkıntılı olan durumların değerlendirilmesine;

 

     

Yetiştirme Kursları

 

                 Yukarıda kısaca değindiğimiz acil ve temel sorunlarımız varken Bakanlığımız ve okullarımız bence eğitim açısından çok başarılı olamayacak “Yetiştirme Kursları” açma telaşındalar. Neden başarısız olacağını düşünmekteyim; öğretmenlerimizin donanımlarının bu kursları verecek durumda olduğuna inanıyorum ancak öğrencilerimizin bu kurslarda kullanacağı materyaller bulunmamakta normal ders saatindeki şartlar aynen kurslarda da sunulmaktadır bu durumda başarının gelmeyeceği aşikârdır. Plansız, projesiz, alt yapısı tam oturtulmamış ve materyal(test, soru kitapçığı vb.) olarak ciddi eksiklikleri vardır. Bu şartlarda altında öğrenci ve öğretmenlerimizin zamanları heba edilmiş olacak ve devlet hazinesinden ise ciddi rakamlar çıkacaktır bu sebeplerden dolayı bakanlığımızın bu alanı çok zorlamaması gerektiğini düşünmekteyim. Profesyonel bir şekilde kurs faaliyetlerini yapan dershane, etüt merkezleri vb. kurumların MEB’e alternatif değil bilakis onları destekleyen kurumlar olduklarını ve bu işlere devam etmesi gerektiğine inanıyorum.

 

Suriyeli Öğrencilerin Durumları

           

                  İkinci bir mesele olarak eğitimimizin ve ülkemizin önünde Suriyeli mülteciler durumu vardır. Ülkemize “muhacir” olarak gelen bu kardeşlerimize beklentisiz, siyasi hiçbir şey düşünmeksizin ne kadar “ensar” olabildik. Biz eğitimcilere bakan yönüyle bu kardeşlerimizin çocuklarının eğitim şartları ne durumda gerçekten ne kadar ilgilenebiliyoruz bunu durumu irdelemek istiyorum. Bu çocuklarımız için uygulanmakta olan mevcut durum ikamet ettiği mahallede en yakın okulun alma zorunluluğu şeklinde olup; bu uygulamanın ise doğru olmadığını düşünüyorum. Bu çocuklarımız için kendi dillerini de bilen öğretmenlerimizin rehberliğinde sadece onların geldiği merkezi derslikler hazırlanılmalı, uygun okullarımızın derslikleri tahsis edilmeli ve bu şekilde önce Türkçemizi öğrenmeleri sağlanmalıdır ardından sınıflara verilmelidir. Aksi durumda normal sınıflara dağıtıldığında sınıf atmosferi kaybolmakta ve bu öğrencilerimize de somut bir şey verilememektedir; yani “ensar” lığı “mış” gibi yapmış olmaktayız.

 

 

 

 

 

İmam Hatip Okulları

 

         Son olarak bence de çok önemli bir eğitim kurumu modeli olan imam hatip okullarının durumunun incelenmesidir. Bu okullarımız ihtiyaç kadar mutlaka olmalı ve eğitim-öğretim yapmalıdırlar; ancak sadece bir siyasi yapının ya da zümrenin okulları gibi algı oluşturulması emin olunuz en fazla bu kurumlarımıza zarar vermektedir. Sistematik bir şekilde oluşturulmaya çalışılan bu algıdan derhal vazgeçilmeli her ne düşüncede olursa olsun öğrencilerimizin ve velilerimizin gönül rahatlığı ile buralara gelebilmeleri sağlanmalıdır. Bu okulların başarılı olması gerçekten isteniyorsa öncelikli iş olarak sayısı ne kadar çok olursa o kadar iyidir düz mantığından uzaklaşılmalı ve bu okulların niteliği arttırılmaya gidilmelidir. Bunun için örneğin; okullarımızın tercih edilen okullar olması için gerekirse bu okullarda çalışmak isteyen  öğretmenler eskiden uygulanan fen liselerinde olduğu gibi ,hoş MEB bundan da vazgeçmiş durumda, sınavla belirlenmeli, okullarımızın fiziki altyapıları iyileştirilmeli ancak bu şekilde istenen başarı gelecektir.

 

 

Ömer YILMAZ

Aktif Eğitimciler Sendikası Adana Şube Başkanı

Cihan Sendikaları Konfederasyonu İl Temsilcisi

 

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Misafir Avatar
Soruları Çalarak Atananlar Görevden Alınmalı 1 yıl önce

devlet kurumlarına sızan fetöcüler hizocular sülocular zehracılar.iacılar ne kadar dini görünümlü islamiyeti kullanan gurup varsa yıllardır on binlerce çeyrek porsiyonluk insanları devlete memur başımıza öğretmen olarak atadılar sonuç: meb deki öğretmen açığını bu adamlarla doldurdunuz şimdi de 500.000 atanamayan fakir fukara garib guraba ailelerin çocukları 80 puanla atanamaz hale getirildi bu büyük vebalin altına girenler müslüman olamaz hiç bir din bu yapılanı kabul etmez Allah (cc.) affetmez
















Soruları Çalarak Atananlar Görevden Alınmalı

Misafir Avatar
28 ŞUBAT'IN İNTİKAM-I HÜRMETİNE ŞEYTANIN AVUKATLIĞINI YAPMAK 1 yıl önce

13 yılda Eğitim ve Fen Edebiyat Fakülterine ihtiyaca göre alım yapmadığınız için farklı branşlardan sayısını 500.000'e çıkardığınız atanamayan öğretmenleri adil bir dağılımla atayacağınız yerde siz tutup 28 Şubat'ın arkasına saklanıp getirdiğiniz 4+4+4 sistemi ile her yıl bütün öğretmen atamalarını Din Kültürü,Sınıf,ilkmat,ingilizce ve PDR'ye vermeyi alışkanlık haline getirip onların 50-60 gibi oldukça düşük puanlarla atayıp yine yüksek puanlarla atanamayan yüzbinlerce insan varken bu birkaç branşı deyim yerindeyse diğerlerinden kayırıp sadece bu branşları okuyan şahısların haksız bir şekilde düşük puanlarla atanmasına vesile olanlar, tek kelimeyle şeytanın avukatlığını yapanlardır.28 Şubat'ın ızdırabını çekenler toprak oldu 28 Şubat'ı yaşatanlar da toprak oldu sağken onlardan hesap sormadınız.500.000 öğretmen atama beklerken siz tutup rövanşist bir sistemle bütün öğretmen atamalarını din kültürü,sınıf,ingilizce,ilkmat,Okul Öncesi gibi birkaç branşa ayırıyorsunuz bu ayrımcı ve ideolojik tutumunuzu da 28 Şubat gibi ilgimizin olmadığı bir trajediye bağlayıp yine Kpss'den yüksek puan almalarına rağmen atamasını yapmadığınız ve artık 500.000'e yaklaşan atanamayan öğretmene resmen zulüm yapıyorsunuz 28 Şubat'ın zulmünü ızdırabını çekip cefasına katlanan vefat eden rahmetli Prof.Dr. Erbakan hoca hayatta olup bugün 28 Şubat'ın sefasını sürenleri yüzbinlerin hakkına girenleri görseydi muhtemelen o suratlarınızın ortasına tükürürdü bu yaptıklarınızdan kabrinde bile rahmetlinin kemikleri sızlıyordur bakın bizler sayısı 500.000'e yaklaşan atanamayan öğretmenler olarak siz yetkililerden samimi olup yüzbinlerce insanın kul hakkına girmemek için adil alım yapmak bu kadar genç atama beklerken gerekirse ihtiyaç fazlası yığılması olan branşların Eğitim ve Fen Edebiyat Fakültelerindeki öğretmenlik bölümlerini kapatarak 45 yaş üstü bütün öğretmenleri bir defalığa mahsus emekli ederek sayıları 500.000'i bulan devasa genç öğretmen kitlesini kendi branşlarında atamak istihdam etmektir.

Misafir Avatar
e.uzman 1 yıl önce

Kabak bile 40 günde yetişirken Ecevit döneminde eğitim ve fen edebiyat fakültesi okumamış insan yetiştirmekten çok hayvan ve bitki yetiştirmekten anlayan ve alınan bir günlük meclis kararıyla bir gecede öğretmen yapılan çoğu da 45 yaş üstü olan bu niteliksiz eğitimci tayfasını sadece onları kapsayacak 3600 TL'lik gösterge ile erken emekliliğini teşvik ederek onları eğitim camiasından uzaklaştırmak yüksek puanlarla atanamayan gençlerin önünü açacak taleplerde bulunmak gerekir

Misafir Avatar
AŞAMA AŞAMA ATANAMAYAN ÖĞRETMEN MESELESİNİN ÇÖZÜMÜ 1 yıl önce

AŞAMA AŞAMA ATANAMAYAN ÖĞRETMEN MESELESİNİN ÇÖZÜMÜ

Misafir Avatar
1.adım 1 yıl önce

eğitim ve fen edebiyat fakültesini okumuş yüzbinlerce öğretmen işsizlik ve aç kalmayla karşı karşıya atılacak ilk adım bacasız sanayi olarak para kazandığınız ama ihtiyaç fazlası yüzbinlerce öğretmene yüzbinlerce yeni işsiz kalacak yeni mezunu eklemekten başka işlevi olmayan eğitim ve fen edebiyat fakültelerini kapatmaktır.ikinci adım çoğu eğitim ve fen edebiyat fakültesi okumadan ecevit döneminde alınan bur günlük meclis kararlarıyla öğretmen yapılan fakat öğretmenlikle uzaktan yakından ilişiği olmayan insan yetiştirmekten çok hayvan ve bitki yetiştiriciliğinden anlayan bu 45 yaş üstü yaşlı nüfusu sadece onlar için geçerli olacak 3600 ek gösterge ile bir defalığa mahsus olmak üzere erken emekliliğini teşvik etmek olacak bu adım çağın eğtim koşullarına göre kendini otomatik olarak güncelleyen kendi alanında uzman öğretmenleri onların bilgi birikimine muhtaç olan öğrencilerimize kazandıracak sayısı 500.000'ni bulan genç ve dinamik bir kitleyi de meb'e kazandıracaktır.

Misafir Avatar
2.adım 1 yıl önce

3.Adım tam gün eğitim ile yeni okullar açarak derslik sayısını arttırmaktır malesef 2015 yılında olmamıza rağmen İstanbul gibi büyük şehirlerden tutun Türkiye'nin kırsal ve ücra köşelerinde kalan okullardaki sınıflarda hala 45-50 kişilik sınıflar mevcut uzmanlara göre bu durum eğitimde başarısızlığın önündeki en büyük engellerden biridir.Bütün okullarda bulunan sınıf mevcutlarının maksimum 25-30 kişilik sınıflara düşürülmesi halinde hem eğitimde kalite artacak hem de yine yıllardır atama bekleyen genç öğretmenlerin büyük bir bölümü atanacak ve ülkelerin kalkınmasında en stratejik konuma sahip olan Eğitim alanında istihdam edilecektir.

Misafir Avatar
3.adım 1 yıl önce

bu adımlar ilk-orta ve liselerde farklı branşlardan meb'de ihtiyaç duyulan öğretmen açığını otomatik olarak arttıran adımlardı dördüncü adım bu nokta da hayati bir bir öneme sahip yıllardır uygulanan 4+4+4 sistemindeki en büyük adaletsizlik kendini öğretmen atamalarında göstermiştir.söz konusu sistemde her yıl öğretmen atamaları ezici bir şekilde din kültürü,sınıf,ingilizce,ilk mat.,pdr ve okul öncesi gibi 4-5 branşa yapılmakta ortaya çıkan bu kontejan adaletsizliği nedeniyle atanamayan,500.000 öğretmenin %75'nden fazlasını oluşturan ve kpss'den yüksek puan aldıkları halde ataması yapılmayan ötekileştirilen 70'ten farklı ve özellikle yıllar içinde yığılması da artmış olan branşa mensup atanamayan öğretmen kitlesidir.bu aşamad meb çalıştayına düşen uygulamada olan 4+4+4 sistemini gözden geçirip yeniden düzenleyerek öğretmen atamalarında farklı branşlara mensup olan ve çoğunluğu oluşturan ve kpss'den yüksek puan aldıkları halde ataması yapılmayan bu öğretmenlerin atanmasını sağlamaktır

Misafir Avatar
AŞAMA AŞAMA ATANAMAYAN ÖĞRETMEN MESELESİNİN ÇÖZÜMÜ 1 yıl önce

AŞAMA AŞAMA ATANAMAYAN ÖĞRETMEN MESELESİNİN ÇÖZÜMÜ