Kamudan Haber:
Bu Değişiklik Reform Sürecini Başlatacaktır

Türkiye Gönüllü Teşekküller Vakfı (TGTV) tarafından, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Avukat Mehmet Uçum'un konuşmacı olarak katıldığı, "Anayasa Değişikliği ve Yeni Yönetim Sistemimiz" başlıklı konferans düzenlendi.

Ensar Vakfı Genel Merkezi'nde gerçekleştirilen konferansın açılışında konuşan TGTV Başkanı Avukat Hamza Akbulut, daha önceki istişare toplantılarında, yeni bir anayasa yapılması konusunda ortak fikrin oluştuğunu belirterek, "Yerel ve bölgesel toplantılarda yeni bir anayasa yapılmasının zaruri olduğu kanaatine vardık. Ayrıca başkanlık sistemi de yaptığımız toplantılarda benimsendi ve raporlarımızda yer aldı. Bunu da ilgililerle paylaştık." diye konuştu.

-"Rejim değişikliği iddiası tam bir yanıltmacadır"

Yeni Cumhurbaşkanlığı sistemi ile rejim değişikliği olacağı iddialarını aldatmaca olarak niteleyen Uçum, şöyle konuştu:

"Rejim değişikliği iddiası tam bir yanıltmacadır. Halkımız yanlış yönlendirilmeye çalışılıyor. Önerilen değişiklik bir hükümet modeli değişikliğidir. Türkiye devletinin yönetim şekli cumhuriyettir. 1924 yılındaki anayasada 'Türkiye devleti bir cumhuriyettir' hükmü vardır ve değiştirilmez maddedir. Aynı şey 1961 ve 1982 anayasalarında vardır. Bugün yapılan anayasada da bu hüküm olduğu gibi durmaktadır. Rejime, devletin şekline ilişkin bir değişiklik söz konusu değildir. 1982 Anayasasının ürettiği, anomali taşıyan, sorunlar taşıyan hükümet modelinde bir değişiklik söz konusudur. Hükümet modeli değişikliği de devletin yürütme organına ilişkin bir değişikliktir. Yürütme organı değiştiği zaman, devletin yasama organı olan meclise yönelik ilişkilerde de değişiklik ortaya çıkmaktadır. Bu değişikliğin, yargının idaresine de bir etkisi vardır."

Yeni sistemin en önemli özelliğinin bir reform süreci başlatmak olduğunu dile getiren Uçum, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu değişikliğin en önemli özelliği, şimdiye kadar yapılanlardan farkı şudur. Bu değişiklik, bir reform sürecini başlatmaktadır. Çünkü şimdiye kadar anayasa 18 kez değişti. Bu değişikliklerin tamamı, anayasanın öngördüğü hükümet modeli ve devlet işleyiş modeline yönelik revizyonlardı. Oysa bu değişiklikle hükümet modeli ile beraber bir reform süreci başlatılıyor. Bu değişikliğin en önemli sonuçlarından birisi, mevcut sistemde olmayan yasama, yürütme, yargı arasındaki kuvvetler ayrılığının çok daha güçlü bir biçimde hayata geçirilmesidir. Bu değişiklik, Cumhuriyeti güçlendirecek bir değişikliktir. Aynı zamanda devletin işleyişi açısından demokratikleşme standardını yükseltecektir ve bu değişiklikle halkla devlet ilişkisi çok daha ileri bir seviyeye ulaşacaktır."

-"Biz bu hükümet modeline millet hükümeti diyoruz"

Yeni modelde güçlerin bir elde toplandığı iddiasına karşı çıkan Uçum, şunları kaydetti:

"Güçlerin bir elde toplanması iddiası doğru değil, tam tersine her güç kendi içerisinde güçleniyor. Mevcut pratikte hükümet açısından iki başlılık değil çok başlılık var. Açık konuşmak gerekirse Türkiye'de ne kadar bakanlık varsa o kadar hükümet etme pratiği var. Yürütme açısından çok ciddi bir koordinasyonsuzluk ve atalet var. Önerilen model, doğrudan halk tarafından seçilen başkanlık sistemi olduğu için tek kişilik bir hükümetten söz ediyoruz ama bunu tek adam rejimi ile karıştırmamak gerekir. Burada halk, hükümeti doğrudan kuruyor. O yüzden biz bu hükümet modeline millet hükümeti diyoruz. Burada hükümeti doğrudan halk seçtiği için güvenoyunu da halktan alıyor. Dolayısıyla bu sistemde gensoru ve güvenoyu olmayacaktır. Çünkü, asilin güvenoyu verdiği bir yerde vekile ilave bir yetki vermek söz konusu olamaz."

-"Cumhurbaşkanının, hukuki sorumluluğunun alanı genişletilmiştir"

Meclisin yeni sistemde daha da güçleneceğini belirten Uçum, "Türkiye 140 yıllık anayasal sistem tarihinde ilk kez kuvvetler ayrılığını hukuki yapı üzerinden hayata geçiriyor. Mevcut sistemde yürütme, meclis üzerinde tam bir hükümranlığa sahiptir. Mesela, meclisten geçen kanunların yüzde 98'i kanun tasarısıdır. Kanun tasarılarını bakanlar kurulu hazırlar, meclise getirir, meclisteki milletvekillerinin büyük bölümü eğer özel olarak görevlendirilmemişse geçen kanunların içeriğine ilişkin bilgi sahibi dahi değildir. Oysa önerilen modelde cumhurbaşkanına bütçe hariç hiçbir konuda kanun teklifi hakkı verilmemektedir. Cumhurbaşkanı yardımcıları veya bakanlar, kanun teklif edemeyeceklerdir. Kanun teklif hakkı, milletvekillerinin olacaktır ve hükümet buna müdahil olmayacaktır. Bu değişiklikle elbette yürütme güçlenmektedir ama meclis merkezdedir." ifadelerini kullandı.

Önerilen modelde, cumhurbaşkanının halka karşı siyasi açıdan, meclise karşı ise hukuki açıdan sorumlu olduğunu ifade eden Uçum, sözlerini şöyle tamamladı:

"Mevcut modelde cumhurbaşkanı sadece vatana ihanet suçlamasıyla suçlanabilir, önerilen sistemde ise cumhurbaşkanı herhangi bir suç işlediği iddiasıyla suçlanabilir. Yani cumhurbaşkanının, hukuki sorumluluğunun alanı genişletilmiştir. Cumhurbaşkanının yetkisi daha fazla arttırılmamıştır ama mevcuda göre hukuki sorumluluğu son derece genişletilmiştir."

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×

'Dersaneler kapatıldı MİT TIR'larını durdurun'
Gizli tanık Bayrak, MİT TIR'ları ihanetini anlattı: Operasyon fikri ilk kez 2013'te örgütün Diyarbakır'da...

Haberi Oku