Kamudan Haber:
Memurlar Evet veya Hayır Paylaşımı Yapabilir mi?

Bugünlerin flaş konusu memurların Anayasa değişikliğiyle ilgili referandumda kullanacakları oy'un rengini açıkça paylaşmalarının ya da bu konuda propaganda yapmalarının yasal olup olmadığıdır. Özellikle bazı üst ve orta düzey bürokratların kullanacakları oy'un rengini sosyal medyada paylaşması aksi yönde oy kullananların ciddi bir tepkisini toplamıştır. Bu konunun disiplin suçu oluşturup oluşturmayacağını açıklamaya çalışacağız.

Memurların siyasi faaliyet yasağının kapsamı

Öncelikle devlet memurlarının hangi faaliyetlerinin siyasi faaliyet kapsamına girdiğinin mevzuat çerçevesini çizmemiz gerekmektedir. Siyasi parti kavramı 657 sayılı Kanun'un 7 ve 125'inci maddelerinde geçmektedir.

Bu bağlamda, 657 sayılı Kanun'un Tarafsızlık ve devlete bağlılık başlıklı 7'nci maddesinde; "Devlet memurları siyasi partiye üye olamazlar, herhangi bir siyasi parti, kişi veya zümrenin yararını veya zararını hedef tutan bir davranışta bulunamazlar; görevlerini yerine getirirlerken dil, ırk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep gibi ayırım yapamazlar; hiçbir şekilde siyasi ve ideolojik amaçlı beyanda ve eylemde bulunamazlar ve bu eylemlere katılamazlar" hükmüne yer verilmiştir.

Siyasi faaliyette bulunmanın cezası nedir?

657 sayılı Kanun'un 125/D maddesinde kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektiren fiiller arasında herhangi bir siyasi parti yararına veya zararına fiilen faaliyette bulunmak fiili sayılmıştır. Yine bu kanunun 125/E maddesinde, devlet memurluğundan çıkarma fiilleri arasında; ideolojik veya siyasi amaçlarla kurumların huzur, sükun ve çalışma düzenini bozmak, boykot, işgal, kamu hizmetlerinin yürütülmesini engelleme, işi yavaşlatma ve grev gibi eylemlere katılmak veya bu amaçlarla toplu olarak göreve gelmemek, bunları tahrik ve teşvik etmek veya yardımda bulunmak, yasaklanmış her türlü yayını veya siyasi veya ideolojik amaçlı bildiri, afiş, pankart, bant ve benzerlerini basmak, çoğaltmak, dağıtmak veya bunları kurumların herhangi bir yerine asmak veya teşhir etmek, siyasi partiye girmek, siyasi ve ideolojik eylemlerden arananları görev mahallinde gizlemek fiilleri sayılmıştır.

Ayrıca, Danıştay 12. Dairesi'nin 08.12.2015 tarihli ve Esas No: 2012/5570, Karar No: 2015/6613 No'lu kararı siyasi faaliyetin kapsamını yargısal olarak tanıma kavuşturmuştur.

Anayasa değişikliğinde evet veya hayır propagandası yasak mıdır?

Yukarıda sıralamış olduğumuz mevzuat ve yargı kararı çerçevesinde konuyu izah edecek olursak şu ifadeleri sıralayabiliriz;

1- Anayasa değişikliği konusunda devlet memurlarının açıklama yapması 657 sayılı Kanun'un 7 ve 125'inci maddelerinde ifadelerini bulan yasak kapsamına girmemektedir. Çünkü, Anayasa değişikliğinin lehinde veya aleyhinde konuşmak herhangi bir parti yararına veya zararına faaliyette bulunma kapsamına girmez.

2- Anayasa değişikliği toplumun tamamını yakından ilgilendiren bir durumdur. Evet veya hayır sonucunun çıkması doğrudan herhangi bir partinin başarısı veya başarısızlığı anlamına gelemez. Çünkü, yapılan seçim siyasi parti seçimi değildir ve ortaya çıkan sonuçlar partileri dolaylı olarak vatandaşı ise doğrudan etkilemektedir. Anayasa değişikliği de 6771 sayılı Kanun'la yapıldığı için bir kanunun lehinde veya aleyhinde konuşmak yasak olamaz. Yani bir partinin evet'i/hayır'ı desteklediği için memurun da evet'i/hayır'ı desteklemesi ve bunu açıkça beyan etmesi siyasi faaliyet kapsamına girmez.

3- Yapılan Anayasa değişikliği siyasal düzende köklü bir değişiklik yapmaktadır. Dolayısıyla da her vatandaş gibi memurlar da lehte veya aleyhte beyanatta bulunabilirler. Memurların sosyal medya vb. alanlarda hakaret haricinde lehte veya aleyhte beyanatta bulunduğu için haklarında soruşturma açılamaz.

4- Anayasa değişikliğinin lehinde veya aleyhinde beyanatta bulunurken herhangi bir siyasi parti lehine veya aleyhine ifade kullanılması 657 sayılı Kanun'da ifadesini bulan "herhangi bir siyasi parti yararına veya zararına fiilen faaliyette bulunmak" fiili nedeniyle siyasi faaliyet kapsamına girer ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezasına muhatap eder.

5- Üst düzey bürokratlar arasında yer alan valiler veya rektörlerin Anayasa değişikliğinin lehinde beyanatta bulunması bazılarının hoşuna gitmese de bunlar hakkında herhangi bir müeyyide uygulanamaz. Bu açıklamalar fikir hürriyeti kapsamında değerlendirilmelidir. Aynı şekilde Anayasa değişikliği aleyhinde beyanatta bulunan üst düzey bürokratlar hakkında da herhangi bir müeyyide uygulanamaz.

6- Üst düzey bürokratlar Anayasa değişikliğiyle ilgili herhangi bir panelde veya platformda lehte veya aleyhte konuşma yapabilirler. Nitekim siyasi partilerin yanında birçok sivil toplum kuruluşları da Anayasa değişikliğinin lehinde veya aleyhinde beyanatta bulunmaktadır. Ancak, üst düzey bürokratların hiçbir şekilde kurumlarında çalışan personel üzerinde lehte veya aleyhte oy kullanmaları için baskı yapmaları mümkün değildir ve yasak kapsamındadır.

7- Devlet memurları için yasaklanan faaliyetler, siyasi partiye üye olmak ve herhangi bir siyasi parti, kişi veya zümrenin yararını veya zararını hedef tutan bir davranışta bulunmaktır. Bunun yanında görevlerini yerine getirirlerken siyasi düşünce ayrımı yapmak ve siyasi ve ideolojik amaçlı beyanda ve eylemde bulunmak ve bu eylemlere katılmak da yasaklanan fiiller kapsamındadır.

8- Üst düzey bürokratların Anayasa değişikliğiyle ilgili lehte ve aleyhte beyanda bulunmaları etik ihlali olarak da görülemez. Nitekim bir kanunun içeriğiyle ilgili yazdıkları bilimsel bir makalede görüşlerini paylaşabilirler ve bundan dolayı da kınanamazlar.

9- Danıştay 12. Dairesi'nin 08.12.2015 tarihli ve Esas : 2012/5570, Karar : 2015/6613 No'lu kararında; Dava konusu işleme dayanak maddede yer alan "fiilen faaliyet" ibaresinden hareketle, yasa koyucunun bir toplantıya katılmanın ötesinde bir takım faaliyetleri cezalandırmayı amaçladığı sonucuna ulaşıldığından, salt siyasi parti toplantısına katılma eyleminin 657 sayılı Kanun'un 125/D-(o) maddesi kapsamında değerlendirilmesine hukuken OLANAK BULUNMAMAKTADIR. Nitekim Danıştay Onikinci Dairesi'nin 25.03.2014 tarihli ve E:2011/2492, K:2014/1959 sayılı kararı da BU YÖNDEDİR" ifadesine yer verilmiştir.

10- Bütün bu açıklamalara rağmen her ne kadar yasal açıdan herhangi bir sıkıntı olmasa da üst düzey bürokratların Anayasa değişikliğiyle ilgili lehte veya aleyhte beyanda bulunmalarını doğru bulmuyoruz. Nitekim lehte beyanda bulunanlara iktidar yalakası, aleyhte beyanda bulunanlara ise muhalif gözüyle bakılacaktır.

Ahmet Ünlü

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×

Uyum yasaları, her alanda değişim getiriyor
Cumhurbaşkanlığı Sistemi'ne uyum yasaları valililerin yetkilerinden kabineye, seçim barajından TBMM'nin...

Haberi Oku